Muayene sırasında kızlık zarında görülen yırtıklar veya çentikler saat kadranı hizasında ifade edilmektedir.

Örneğin, saat 12 en üstteki klitoris bölgesini, saat 6 ise makad bölgesini yani kızlık zarının en alt kısmını ifade etmektedir.

Kızlık zarının durumu her zaman kolaylıkla anlaşılabilir mi?
Evet.
Tecrübeli bir tarafından kızlık zarının durumunun anlaşılması yalnızca birkaç saniye sürmektedir.

Ancak bazı durumlarda yırtığın tam olup olmadığını (tabana tam olarak inip inmediğini) kestirmek zor olabilir. Tabana inmeyen çentikler ilişki sırasında hasarlara bağlı olabileceği gibi doğuştan da olabilmektedir. Bazen bu tür durumlarda ikinci bir jinakoloğun görüşlerine de başvurulabilir.

Hatta “kolposkopi” denilen bir cihaz aracılığı ile kızlık zarındaki çentik bir büyüteçle büyütülerek ayrıntılı bir şekilde incelenebilir.

bir kişi adetli iken de yapılabilir mi?
Evet.
Jinekolojik muayenelerin aksine bir kişi adetli iken de kızlık zarı muayenesi ve değerlendirmesi acil durumlarda yapılabilmektedir.

ve Etik Boyut
Bazen kişiler eşlerinin veya erkek arkadaşlarının zoru ile doktora getirilip muayene olmasını isterler. Bazen de aileler şüphelendikleri kızlarının durumlarını öğrenmek, cinsel temasta olup olmadıklarını bilmek için zorla kızlarını hekime götürürler.

Ancak unutulmamalıdır ki ebeveyn veya cinsel partner (eş) zorlaması ile kişinin kendi rızası olmaksızın yaptırılan muayeneler hem legal (kanuni) değildir hem de genç kızlarda derin psikolojik sorunlara yol açabilmektedir. Bu şekilde yaklaşım ile kişinin insan haklarına da tecavüz edilmiş olacaktır.

TC Anayasası’nın 17. maddesine göre; “tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında kişinin vucud bütünlüğüne dokunulamaz”….
Yine 20. maddesine göre; “herkes özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir” gibi hükümler bulunmaktadır.

Türkiye’nin de taraf olduğu uluslar arası sözleşmelerden; 10 Aralık 1948’de kabul edilen Türkiye Cumhuriyeti’nin de 1949’da onayladığı Birleşmiş Milletler “İnsan Hakları Evrensel Bildirisi”nde hiç kimse işkenceye, zalimane, insanlık dışı, onur kırıcı cezalara ve muamelelere tabi tutulamaz” denmektedir.

Görüldüğü üzere bir kişinin kendi istemi dışında zorla muayene ettirilerek onurunun kırılması hiçbir kanun ve etik değer açısından uygun değildir.

Tüm bu nedenlerle; Milli Eğitim Bakanlığı’mızın Ödül ve Disiplin Yönetmeliği gereğince “okul yönetimlerinin şüpheleri doğrultusunda kız öğrencilerin iffetli olup olmadıklarının tespit edilmesi” ile ilgili hükümleri ilgili yönetmelikten “iffet” kelimesinin kaldırılması nedeniyle günümüzde uygulanmamaktadır. Aynı şekilde geçmişte uygulanılan devlet memuriyeti öncesi yapılan rutin kızlık zarı muayeneleri de tarihe karışmıştır.

Zaman içerisinde toplumsal değer yargılarının olgunlaşarak değişimi, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi kadına verilen önemin artarak erkek ile eşdeğer statüye ulaşması, insan hakları ve demokrasinin gelişimi ile birlikte kızlık zarı muayeneleri de tarih içinde yerini alabilecektir. Ancak bir toplumsal bir değişimin sağlanabilmesi için oldukça uzun bir zamana ihtiyaç vardır.